Ahmet Kaya

Biyografisi

Malatya'da beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak 1957 yılında dünyaya geldi. Babası Mensucat işçisi annesi ise ev hanımıydı. Yaz tatillerini plakçıda veya tanıdıklarının minübüslerinde çalışarak geçirdi. Babasının emekliliğinin ardından daha elverişli yaşam koşulları için İstanbul'a yerleştiler. Bütün boş zamanlarını bağlama çalıp türkü söyleyerek geçirdi. 80'li yıllarda besteleri yoğunluk kazandı. Bundaki en büyük etmen evliliğinin bitmesi ve bebeğinden ayrılması oldu. 1985 yılında bir albüm çıkartmaya karar verdi ve Unkapanı'nın yolunu tuttu. Farklı arayışlar içinde olduğu ve kendine özgü bir yorum getirmeye çalıştığı müziğine kimse sıcak bakmadı. Kendi imkanlarıyla çıkardığı ilk albümü "Ağlama Bebeğim" çıkışından kısa bir süre sonra toplatıldı. Yapılan itirazın ardından olay gazetelere yansıdı ve albüm üzerindeki sansür kaldırıldı. Aynı yıl çıkardığı ikinci albümü "Acılara Tutunmak" ile bilikte yavaş yavaş dinleyici profili de belirmeye başladı. Onu Üniversite öğrencileri, dar gelirliler, 12 Eylül darbesi mağdurları, sivil toplum kuruluşları destekliyordu. İkinci albümünün repertuar çalışmaları sırasında Gülten Hayaloğlu ile tanıştı. Hayaloğlu, hapishanede idam cezasına mahkum olan Nevzat Çelik'in Şafak Türküsü şiirini Ahmet Kaya'ya iletti. 1986 yılında çıkan "Şafak Türküsü" adlı albüm Kaya'nın geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Aynı yıl bir albüm çalışması daha yaparak dördüncü albümü "An Gelir"i dinleyicisiyle buluşturdu. Bu albümde Atilla İlhan, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Ülkü Tamer gibi isimlerin şiirlerini besteledi. Gülten Hayaloğlu ile evlenmesinin ardından ağabeği Yusuf Hayaloğlu ile tanıştı. Sözlerinin çoğunun Hayaloğlu'na ait olduğu "Yorgun Demokrat" albümü 1987 yayınlandı. Bu albüm yine diğerlerinde olduğu gibi dönemin izlerini taşıyarak milyonlarca insanın sözcüsü oldu. Tüm bu çalışmalarıyla beraber Ahmet Kaya sıkıntılı günler geçirmekteydi. Çünkü o dinlenmesi sakıncalı bulunan bir şarkıcıydı. Ülkenin birçok yerinde dinleyicisiyle buluşamamaktaydı. Altıncı albümü çoğunluğunu tanınmış şairlerin şiirlerinin doldurduğu "Başkaldırıyorum" 1988 yılında yayınlandı. 1989 yılında Konserlerine yoğun ilgi gösterilmesiyle beraber canlı konser kayıtlarının olduğu "Resitaller 1"albümünü çıkarttı. Yine bu sene "İyimser Bir Gül" diğer adıyla "Kod Adı Bahtiyar" yayınlandı. Bir sene sonra 1990 yılında "Resitaller 1" albümünün devamı niteliğinde olan "Resitaller 2" çıktı. Onuncu albümünü Can Yücel'in Sevgi Duvarı adlı şiirini besteleyerek ve albüme bu ismi vererek 1990 yılı Ekim ayında çıkarttı. Tüm engellere rağmen kendi bildiği yolda yürüdü. Albümleriyle ülkede yaşanan tüm olumsuzluklara muhalif oldu. Birçok yerde konser veremedi ve albümleri sakıncalı bulunup kısmen de olsa toplatıldı. 11. albümü "Başım Belada"tam olarak şekillenmiş olan Ahmet Kaya'yı inanılmaz satışlara ulaştırdı. Tüm bu gelişimler sırasında Ahmet Kaya'nın kendine özgü olan, tanımlanamayan müziği medya Ahmet Kaya'nın tüm itirazlarına karşın özgün müzik olarak tanımladı. 1993 yılında 13. albümü "Tedirgin" ile muhalif duruşunu sürdürdü. 1 sene sonra 14. albümü "Şarkılarım Dağlara" hazırlandı. Kendi söz ve müziklerinin ağırlıklı olduğu albümde eşi Gülten Kaya ilk defa söz yazarlığı yapıp albümde yer aldı. 2,800,000 bandrolle basılıp rekor kırdı. Albümde yer alan Özgür Çağrı isimli şarkıda geçen "Ağabeyin bir gün dağdan döner sarılırsın yavrucağım" gibi sözler sebebiyle albüm toplatılıp konser vermesi yasaklandı. 15. albümü "Beni Bul" ile artık herkes Ahmet Kaya gerçeğini kabul etti. Katıldığı televizyon programları reyting rekorları kırdı. Yapılan röportajlar yazılı basında satışları arttırdı. Eşi Gülten Kaya ile birlikte kendi isimlerinin başharflerini taşıyan Gak Production adında bir müzik şirketi kurdu. Ardından özel bir kanalda 13 hafta yayınlanan "Ahmet Abi'nin Vapuru" isimli bir program yaptı. Yıllar öncesinin teknik imkanlarıyla az kanallı stüdyolarda kaydettiği şarkılara yeniden düzenlemeler yaptırmak ve giderek oturan sesiyle o şarkıları yeniden okumak istedi. 16. albümü "Yıldızlar ve Yakamoz" böylelikle çıkmış oldu. Yaptığı her albümde aylarca müzik listelerinin zirvesinde yer aldı. Başarı grafiğini her defasında yükseltmeyi başardı. 17. albümü "Dosta Düşmana Karşı" ile de bu grafiğe bir ivme daha kazandırdı. 10 Şubat 1999'da Magazin Gazetecileri Derneğinin düzenlediği "Yılın Müzik Yıldızı" ödül töreninde ödülünü alırken sarfettiği sözler yüzünden önce salonda bulunanlar tarafından protesto edilerek dışarıya çıkartıldı, ardından hakkında açılan davada tutuklama kararı çıktı. Yurt dışında olduğu için cezası uygulanamadı. 2000 yılında "Hoşçakal Gözüm" isimli albümünün kayıtlarını yaparken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Ölümünden sonra eşi Gülten Kaya 20 sanatçının katılımı ile Ahmet Kaya Saygı albümü düzenlemiştir. Bu çalışmayı "Dinle Sevgili Ülkem" adıyla duyurdu. Gülten Kaya, gün ışığına çıkmamış Ahmet Kaya şarkılarını derleyip bu sefer de "Biraz da Sen Ağla" albümünü yayınlamıştır.Dünyadada "protest müzik" olarak tanımlanan bu türün önemli temsilcilerinden olan Ahmet Kaya geleneksel kültür motiflerinden yola çıkarak evrensele yaklaşmayı başarmıştır.

Diğer Şarkıları

Acılara Tutunmak-Mart 1993
Ağlama Bebeğim-Mart 1993
An Gelir-Mart 1993
Başım Belada-Temmuz 1991
Başkaldırıyorum-Mayıs 2013
Beni Bul-Kasım 1995
Biraz Da Sen Ağla-Kasım 2003
Dokunma Yanarsın-Mayıs 2013
Dosta Düşmana Karşı-Mart 1998
Gözlerim Bin Yaşında-Aralık 2006
Hosçakalin Gözüm-Haziran 2001
İyimser Bir Gül-Kasım 1989
Kalsın Benim Davam... Divana Kalsın...-Kasım 2005
Resitaller 1-Mart 1993
Resitaller 2-Eylül 1990
Resitaller 3-Mayıs 2013
Şafak Türküsü-Mart 1993
Şah-ı Huban-Mayıs 1996
Şarkılarım Dağlara-Mayıs 1994
Sevgi Duvarı-Ekim 1990
Tedirgin-Nisan 1993
Ülkemde Son Turnem-Ekim 2010
Yıldızlar Ve Yakamoz-Şubat 1997
Yorgun Demokrat-Mart 1993