Enigma

Biyografisi

Enigma, Michael Cretu tarafından oluşturulmuş elektronik ve new age temalı müzikal projedir. Michael ve Sandra çiftlerinin yıllar boyu sürdürdüğü geleneğin eseri olarak, Enigma; mistisizm, etniksellik ve elektronik müzik ritimlerini birleştiren yapısı ile new age kategorisi içerisinde başta gelen gruplardan birisidir.

Müzik Geçmişi
Müziği, çevresel pop veya yeni dalga olarak nitelendirilen Enigma’yı, Michael Cretu oluşturuyor. Belli dönemlerde Jens Gad, T.A.A.W., Andru Donalds, ilerde eşi olarak göreceğimiz Sandra ve Ruth Ann Boyle’ın da birlikte çalıştığı Cretu, 18 Mayıs 1957 tarihinde Romanya’nın Bükreş şehrinde dünyaya gelmiş, yüksek hedefler belirleme alışkanlığına çocukken başlamıştı. Konser piyanisti olmaya karar verdiğinde henüz 8 yaşında olan bu küçük adam, Bükreş’te klasik müzik dersleri aldıktan üç yıl sonra Fransa’ya gtti. Burada bir süre eğitimini sürdürdü ve henüz 21 yaşındayken, Almanya’nın Frankfurt kentinde okuduğu müzik akademisinde derece alma başarısını gösterdi. Genç müzisyen, birkaç yıl sonra tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği ve büyülenerek dinlediği Enigma’yı yaratacaktı. Michael Cretu, kariyerine yapımcı olarak başladı ve 1980 yılında ilk altın kayıt ödülünü aldı. Birlikte çalıştığı sanatçılar arasında Hubert Kah, Peter Cornelius, Moti Special ve Sylvie Vartan gibi isimler bulunuyordu. Bir süre sonra tanıştığı şarkıcı Sandra ile birlikte yaşamaya başladı. Michael Cretu, Avrupa tarzı dans şarkıları seslendiren Sandra için 1985 yılından başlamak üzere tam 7 albüm düzenledi. Bu çalışmalar arasında, genç şarkıcının ilk uluslararası hit singleı olan ve otuzu aşkın ülkenin müzik listelerinde zirveyi kimseye kaptırmayan "Maria Magdalena" da yer alıyordu. Yapımcılık kariyerindeki başarılı çalışmaların ardından ilk solo albümü olan "Legionare"i 1983 yılında müzikseverlerin beğenisine sundu. Virgin Kayıt Şirketi etiketiyle piyasaya çıkan "Legionare", Amerika’da dağıtılamadı. Belki de bunun için Cretu’nun yeni bir kimliğe bürünmesi gerekiyordu. Art of Noise ve Pink Floyd gibi topluluklardan esinlenerek çalışmalarını Enigma’nın ilk albümü MCMXC a.D. de topladı. Adıyla Roma rakamlarında 1990’ı ifade eden çalışma, bu yılın 3 Aralık gününde piyasaya çıktı. Cretu, böylece Amerika pazarına da girmeyi başarmış ve albüm, 12 Şubat 1991’de bu ülkede de raflardaki yerini almıştı. Sanatçının başarıları, dünya çapında 12 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaşılması ve 25 ülkede altın ve platin kayıt ödüllerinin alınmasıyla daha da pekişti. "MCMXC a.D." albümünde Enigma’yı, Cretu ve David Fairstein oluşturmuştu. Albümün başında ilginç bir giriş paragrafı vardı:

"İyi akşamlar. Enigma’yı dinliyorsunuz. Önümüzdeki bir saatlik sürede sizi başka bir dünyaya; müziğin, ruhun ve meditasyonun dünyasına götüreceğiz. Işıkları söndürün, derin nefes alın ve rahatlayın..."

Ve tempo:

"Yavaşça hareket etmeye başlayın... Çok yavaş. Ritmin sizi alıp götürmesine, size yön vermesine izin verin."

Enigma müziğinin büyüsü, MCMXC a.D. ile müzikseverlere ulaşmıştı. Ancak bazı şarkıların erotik ve ’sakıncalı’ bulunan sözleri, çeşitli ülkelerde kiliseler tarafından tepkiyle karşılanmış ve katolik kesimin çoğunlukta olduğu dinleyici kitlelerine sahip radyo istasyonları, bu parçaların yayınını yasaklamıştı. Bu durumdan rahatsızlık duyan Cretu, inançsız biri olmadığını, şarkılarına gösterilen tepkileri ise anlayamadığını belirtmişti. Bir yanda bu gelişmeler yaşanırken hayranları Enigma’yı bağırlarına basmış, 1991’in Ocak ayında Sadeness Part I, yedi Avrupa ülkesinde listebaşı olmuştu. Almanya’da tüm zamanların en çok satılan single çalışması durumuna gelen, Belçika, Hollanda, İsviçre, Avusturya, İngiltere ve Yunanistan’da da müthiş bir grafik çizen "Sadeness Part I", Amerika’da da büyük ilgiyle karşılandı ve platin single sertifikasına layık görüldü. 1993 yılında film yapımcısı Robert Evans, Michael Cretu’ya Sliver isimli filminin müziğini yapması için teklif götürdü. Bunun üzerine Cretu, bir sonraki Enigma albümünde de Age of Loneliness adıyla yer alacak olan Carly’s Song ve Carly’s Loneliness adlı iki parça kaydetti. Bundan önce ilk albümden bazı şarkılar, Single White Female ve Boxing Helena isimli filmlerde kullanılmıştı. Ve Enigma’nın ikinci albümü The Cross of Changes, Aralık 1993’te Avrupa’da, birkaç ay sonra da Amerika’da piyasaya sunuldu. Cretu albüm için tam üç yıl çalışmıştı. Belki de bu, bir röportajında Larry Flick’e söylediği şu sözleri daha iyi anlamamızı sağlayacaktı:

"Müzik ruhumun bir parçası ve her şeye o karar veriyor."

9 şarkıdan oluşan The Cross of Changes albümünde ünlü klasik müzik bestecisi Richard Wagner’ın dehasından yararlanılmış ve Cretu, yine büyüleyici bir atmosfer yaratmayı başarmıştı. Amerika’da, çıktıktan sadece yedi hafta sonra platin ödüle layık görülen çalışma, ünlü müzisyene bir ay sonra Return to Innocence singleıyla da altın ödülü kazandırdı. Cretu, üstüste gelen başarıların üzerine yaptığı açıklamada şunu diyordu:

"Enigma, bazı şeyleri kuralların dışında yapabilmek için bir araç... Ve ben Enigma ile kayıtlar yapmaya devam edeceğim, tüm yeni fikirlerim bitinceye kadar..."


Cretu’nun yenilikçi düşünceleri gelişmeye devam ederken 26 Kasım 1996’da Enigma’nın üçüncü albümü olan Le Roi est mort, vive le Roi! müzikseverlerin beğenisine sunuldu. 12 şarkıdan oluşan albüm, Enigma’nın uluslararası başarısının arkasındaki yaratıcı güç olan Cretu’yu yeniden zirveye çıkardı. "Le Roi Est Mort, Vive Le Roi!", diğer adıyla "Enigma 3", ilk iki albümdeki tüm öğeleri bir araya getirmiş ve geçmiş Enigma çalışmalarının evrimsel sentezi olarak tanımlanmıştı. Tematik açıdan bakıldığında, MCMXC a.D. albümünde seksüellik ve din arasında bir diyalog kurulduğu, The Cross of Changes te ise metafiziğe ağırlık verildiği görülüyor. Le Roi est mort, vive le Roi! ise varoluşçuluğu ön plana çıkaran bir anafikre sahip. Cretu, şöyle diyor

"Varlığımızdaki en büyük soru işareti şudur; ’olmak ya da olmamak’... Ama neden?

Ve albümden bir şarkı sözü...

"There’s no teacher, who can teach anything new. He can just help us to remember the things we always knew." (Yeni olan her şeyi öğretebilen bir öğretmen yoktur. O sadece her zaman bildiğimiz şeyleri hatırlamamıza yardımcı olabilir.)

Bir sürelik sessizliğin ardından Enigma, dördüncü albümüyle dinleyenlerinin karşısına çıktı. 11 şarkıdan oluşan ve Virgin etiketiyle sunulan The Screen Behind the Mirror raflardaki yerini aldığında takvimler 2000 yılının Ocak ayını gösteriyordu. Enigma bu kez; vokallerde Michael Cretu’nun yanı sıra Elisabeth Houghton, Sandra Cretu, Ruth-Ann ve Andru Donalds gibi isimleri barındırıyor, gitarda ise bu şarkıcılara Jens Gad eşlik ediyordu. İspanya’da A.R.T. Stüdyolarında kaydedilen albüm, klasik nakaratı ve dramatik yapısıyla dikkat çeken, konuşmalar ve ürkütücü seslerle beslenen The Gate adlı parçayla açılıyor... Modern bir pop şarkısı olarak nitelendirilebilen Push The Limits, güçlü orkestra sesleriyle dinleyiciyi kendinden geçiriyor. Camera Obscura, dans ritmleriyle rönesans döneminin ruhunu yansıtmayı başaran büyüleyici bir çalışma... Birbirinden etkili şarkılar içeren The Screen Behind the Mirror, sözleriyle de dikkat çekiyor. Çelişkili metaforlara yer verilen ve doğu felsefesinin izlerini taşıyan sözler, Enigma’nın çok sayıda kültürü mükemmel bir uyumla birleştirdiğinin en güzel kanıtlarından birini oluşturuyor.

Karakterini koruyan ancak yeniliklere de tümüyle açık olan Enigma müziği, 2003 sonbaharında yeniden dinleyicilerinin karşısına çıktı. Üç yıllık özlem, 11 şarkıdan oluşan ve yine Virgin etiketiyle karşımıza çıkan Voyageur ile devam etti.

Bu albüm, Enigma’nın önceki çalışmalarına göre ayrı bir yer duruyordu; çünkü etnik sample’lar kullanılmamıştı. Ne Gregoryan müziği ne de ilginç alışılmadık müzik aletleri vardı. Hem hayranlar hem de eleştirmenler bu değişime alışmakta zorlandı. Sonuç olarak albüm, bir öncekinin yarısı kadar bile satamadı. Bunun üzerine çok geçmeden Enigma’nın 6. albümü A Posteriori piyasaya sürüldü. Elektronik sound’un yoğun olarak kullanıdığı bu albümün çıkış tarihinden birkaç ay sonra da aynı adı taşıyan bir DVD yayımlayan Enigma, bu sayede yeni albüm bekleyen hayranlarını bir süreliğine de sevindirmiş oldu.

Enigma’nın arkasındaki deha Michael Cretu, projesinin 7. albümü Seven Lives Many Faces”ı Eylül 2008’de yayımladı. 1990 yılının sonbaharında Sadeness Part I” ile müzikal yolculuğuna başlayan ENIGMA adının yanına, -istatistiklere ilgi duyanlar- 40 milyon albüm satışı, 50 liste başı olma başarısı, 100 civarı platin plak ve 1000 compilation’da yer almayı da ekleyebilirler. Ama bunlar Michael Cretu’yu pek ilgilendirmiyor: “Ben bir müzisyenim, istatistikçi değil. Albüm satışları hakkında yapabileceğim tek açıklama benim hissettiklerimle hareket ettiğim ve beni harekete geçiren bu hislere duyarlı olduğumdur.” 47 dakika 35 saniye süren ENIGMA’nın 12 bölümlük bu 7. müzikal “yolculuğu” da zaman nosyonunu ortadan kaldırırken, dinleyiciye yeni bir ses boyutu yaratıyor. Adeta “zihinsel bir vitamin hapı” gibi...

Diğer Şarkıları

20.000 Miles Over The Sea (BocaJunior Remix)-Ekim 2006
A Posteriori-Eylül 2006
Boum Boum-Temmuz 2004
Following The Sun-Kasım 2003
Goodbye Milky Way-Eylül 2006
Hello & Welcome-Mart 2006
La Puerta Del Cielo / Seven Lives-Ağustos 2008
Le Roi Est Mort, Vive Le Roi! (International Version)-Mart 2003
Lsd - Love Sensuality Devotion-Ekim 2004
Lsd - Love Sensuality Devotion (The Remix Collection)-Mart 2003
McMxc A.D.-Ekim 2004
Mea Culpa Part II-Mart 2003
Sadeness - Part I-Mart 2009
Seven Lives Many Faces-Eylül 2008
Seven Lives Many Faces - The Additional Tracks-Eylül 2008
The Cross Of Changes-Ekim 2004
The Eyes Of Truth-Mart 2003
The Platinum Collection-Kasım 2009
The Same Parents-Ekim 2008
The Screen Behind The Mirror-Ekim 2004
Voyageur-Nisan 2005